Poliklinik bir bakışta
| Bilgi dosyası | Sık başvuru yaşı | Ailenin ilk fark ettiği |
|---|---|---|
| Otizm | 1,5–4 yaş | Konuşma ve bakışmada gecikme |
| Çocuk DEHB | 6–12 yaş | Öğretmen şikâyetleri, ödev savaşları |
| Çocuk ve Ergen Kaygısı | Her yaş | Karın ağrıları, yalnız kalamama |
| Ergen Depresyonu | 12–18 yaş | Odaya kapanma, öfke, notların düşmesi |
Aileler bize hangi cümlelerle geliyor?
- "Yaşıtları cümle kuruyor, bizimki daha birkaç kelime söylüyor."
- "Öğretmeni her gün not gönderiyor; yerinde durmuyormuş."
- "Okul sabahları karnı ağrıyor, hafta sonu hiçbir şeyi yok."
- "Eskiden neşeli bir çocuktu, şimdi odasından çıkmıyor."
- "Kardeşi doğduktan sonra öfke nöbetleri başladı."
Bu cümlelerin her biri farklı bir tabloya işaret edebilir. Bazen geçici bir uyum dönemi, bazen tedavi gerektiren bir durum söz konusudur. Ayrımı yapmak, çocuğu ve aileyi birlikte dinleyen kapsamlı bir değerlendirme gerektirir.

Beklemek mi, başvurmak mı?
Anne babaların en sık ikilemi budur. Çocukların gelişim hızları birbirinden farklıdır ve bazı davranışlar zamanla kendiliğinden düzelir. Yine de bazı durumlar beklemeyi gerektirmez: Kazanılmış konuşma ya da sosyal becerilerin kaybolması, iki yaşını geçtiği hâlde hiç kelime kullanmama, okul başarısının birkaç ay içinde belirgin biçimde düşmesi, haftalarca süren içe kapanma ve kendine zarar verme bunların başında gelir. Bu durumlarda erken değerlendirme, gereksiz yere geçen zamanı önler. Kararsız kaldığınızda tek bir değerlendirme görüşmesi, beklemenin uygun olup olmadığını netleştirebilir.
Yaşa göre değişen tablo
| Dönem | Öne çıkan konular |
|---|---|
| Okul öncesi | Dil ve sosyal gelişim, öfke nöbetleri, uyku, ayrılık |
| İlkokul | Dikkat, okul uyumu, korkular, öğrenme güçlükleri |
| Ortaokul ve lise | Ruh hâli, sosyal kaygı, sınav baskısı, ekran ve aile çatışmaları |
Aynı yakınma farklı yaşlarda farklı anlamlar taşır. İki yaşındaki bir çocuğun öfke nöbeti gelişimin olağan bir parçası olabilirken, on yaşındaki bir çocukta her gün yaşanan öfke nöbetleri değerlendirme gerektirir.
İlk görüşmenin akışı
| Bölüm | Kimlerle | Konu |
|---|---|---|
| Tanışma | Çocuk ve aile birlikte | Başvuru nedeni, beklentiler |
| Aile görüşmesi | Anne ve baba | Doğumdan bugüne gelişim, aile düzeni |
| Çocukla görüşme | Çocuk ya da genç | Oyun, çizim ya da sohbet |
| Değerlendirme | Aile, gerekirse genç | İlk izlenim ve sonraki adımlar |
Ergenlerle yapılan görüşmelerde gencin ayrı dinlendiği bölüme özellikle zaman ayrılır ve gizliliğin sınırları baştan, hem gence hem aileye birlikte anlatılır.
Çocuğa muayeneyi nasıl anlatmalı?
Çocuğu habersiz getirmek ya da muayeneyi bir ceza gibi sunmak, ilk görüşmeyi zorlaştırır. Küçük çocuklara oyuncakların ve boyaların olduğu bir odada, duygular hakkında konuşan bir doktorla tanışacağınızı söylemek yeterlidir. Okul çağındaki çocuklara neden gittiğinizi kısa ve dürüst bir şekilde anlatabilirsiniz. Ergenlerde ise karara katılmalarını sağlamak, görüşmenin gizli olduğunu ve onların da sorularını sorabileceklerini söylemek önemlidir.
Ek incelemeler
Tek bir görüşme her zaman yeterli olmaz. Konuşması geciken çocuklarda işitme testi, dikkat sorunlarında öğretmenin dolduracağı formlar, öğrenme güçlüğünden kuşkulanıldığında psikometrik testler istenebilir. Nöbet geçirme, gelişimde gerileme ya da bedensel bir hastalık kuşkusu varsa çocuk nörolojisi ve çocuk hekimiyle birlikte çalışılır. Bütün bilgiler toplandıktan sonra aileyle ayrı bir değerlendirme görüşmesi yapılır.
Tedavi bir ekip işidir
Çocuklarda iyileşme nadiren tek bir uzmanın elindedir. Özel eğitim öğretmeni, dil ve konuşma terapisti, ergoterapist, psikolog, okul rehber öğretmeni ve elbette anne baba aynı hedefe doğru çalıştığında ilerleme hızlanır. Ekip üyeleri arasında düzenli bilgi alışverişi, çocuğa farklı yerlerde çelişkili mesajlar verilmesini önler. Hekim bu ekibin koordinasyonuna yardım eder; gerektiğinde ilaç tedavisini planlar ve çocuğun büyümesini, iştahını ve uykusunu kontrollerde izler.
Okulla nasıl çalışıyoruz?
Ailenin izniyle öğretmenden kısa bir gözlem notu istenir; bu not, çocuğun sınıftaki hâlini görmemizi sağlar. Tanı ve tedavi planına göre okulda yapılabilecek düzenlemeler, örneğin oturma yeri, sınav süresi ya da destek eğitim, aileye yazılı olarak önerilir. Okulla paylaşılacak bilgiler her zaman aileyle önceden konuşulur.
Ekranlar ve uyku
Hemen her başvuruda ekran kullanımı ve uyku düzeni de konuşulur. Akşam geç saatlere uzanan tablet, telefon ve oyun kullanımı uykuya dalmayı geciktirir; uykusuz kalan çocuklarda dikkat sorunları, sinirlilik ve öfke patlamaları belirginleşir. Yaşa uygun ekran süreleri, yatak odasının ekransız tutulması ve her akşam aynı saatte başlayan bir uyku düzeni, hangi tanı söz konusu olursa olsun tedaviye katkı sağlar.
Anne babanın kendine bakması
Bir çocuğun zorlukları, anne babanın uykusunu, işini ve birbirleriyle ilişkisini de etkiler. Ebeveynlerin kendi yorgunluklarını fark etmesi, gerektiğinde destek istemesi ve birbirine dinlenme fırsatı tanıması, çocuğun tedavisinin uzun soluklu sürdürülebilmesi için önemlidir.
Sık sorulan sorular
Çocuğumun dosyası okulda görülür mü?
Hayır. Muayene kayıtları gizlidir; okula yalnızca sizin onayladığınız ve gerekli olan bilgiler iletilir.
Muayeneye çocuğumla birlikte kardeşi de gelebilir mi?
Gelebilir; ancak aile görüşmesi bölümünde kardeşin bekleme alanında bir yetişkinle kalması görüşmeyi kolaylaştırır.
Değerlendirme kaç görüşme sürer?
Çoğu çocukta bir ile üç görüşme arasında tamamlanır; ek testler istendiğinde sonuçlar geldikten sonra aileyle ayrı bir değerlendirme görüşmesi yapılır.
Ergen çocuğum muayeneye yalnız girmek isterse?
Bu isteğe saygı gösterilir. Görüşmenin bir bölümü gençle yalnız, bir bölümü aileyle birlikte yapılır; böylece hem gencin hem ailenin bakış açısı dinlenmiş olur.

OtizmOtizm spektrum bozukluğu, sosyal iletişim ve etkileşimde farklılıklar ile sınırlı, yineleyici ilgi ve davranışlarla tanımlanan, erken tanı ve yoğun eğitimle gelişimin belirgin biçimde desteklenebildiği nörogelişimsel bir durumdur.Bilgi dosyası
Çocuk DEHBÇocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yaşına göre belirgin biçimde fazla olan dikkatsizlik, hareketlilik ve dürtüsellikle seyreden, okul ve aile yaşamını etkileyen ve tedaviye iyi yanıt veren bir nörogelişimsel bozukluktur.Bilgi dosyası
Çocuk ve Ergen KaygısıÇocuk ve ergenlerde kaygı bozuklukları, yaşa göre beklenenden belirgin biçimde yoğun ve uzun süren korku ve endişeyle seyreden, okul ve aile yaşamını kısıtlayan ve erken tedaviyle iyi sonuç alınan durumlardır.Bilgi dosyası
Ergen DepresyonuErgen depresyonu, on iki ile on sekiz yaş arasındaki gençlerde haftalarca süren çökkünlük, sinirlilik ve ilgi kaybıyla seyreden, okul ve aile yaşamını etkileyen ve tedaviye iyi yanıt veren bir duygudurum bozukluğudur.Bilgi dosyası
