Dosya özeti
| Başlık | Bilgi |
|---|---|
| Türü | Kaygı bozuklukları grubu |
| Sık görülenler | Ayrılık kaygısı, yaygın kaygı, sosyal kaygı, fobiler |
| Önemli işaret | Kaçınma ve bedensel yakınmalar |
| Tedavi | Çocuğa uyarlanmış bilişsel davranışçı terapi |
| Aile | Tedavinin etkin bir parçası |
Olağan korku mu, kaygı bozukluğu mu?
Çocukluk, korkuların da büyüdüğü bir dönemdir. Küçük çocuklar karanlıktan, yüksek seslerden ve anne babadan ayrılmaktan korkar; okul çağında hırsızlar, hastalıklar ve doğal afetler, ergenlikte ise başkalarının ne düşündüğü ve başarı ön plana çıkar. Bu korkular çoğu zaman gelip geçer ve çocuğun hayatını kısıtlamaz.
| Olağan korku | Kaygı bozukluğunu düşündüren |
|---|---|
| Yaşına uygundur | Yaşına göre belirgin biçimde fazladır |
| Birkaç hafta içinde azalır | Aylarca sürer |
| Güvence verilince yatışır | Güvence kısa süre etkili olur |
| Günlük hayatı kısıtlamaz | Okul, uyku ve arkadaşlığı etkiler |

Başlıca türler
- Ayrılık kaygısı: Anne babadan ayrılırken ve ayrıyken, onlara bir şey olacağına dair yoğun korku.
- Yaygın kaygı: Notlar, sağlık, aile ve dünya olayları hakkında sürekli endişe ve güvence arama.
- Sosyal kaygı: Sınıfta söz almak, tahtaya kalkmak ya da yeni arkadaş edinmek gibi durumlarda yoğun utanma korkusu.
- Seçici konuşmazlık: Ailesiyle evde cıvıl cıvıl konuşan çocuğun anaokulunda ya da sınıfta aylarca tek kelime etmemesi.
- Özgül fobiler: Köpekler, aşı, kusmak ya da karanlık gibi tek bir şeye karşı, çocuğun gününü ve planlarını belirleyen bir korku.
Belirtiler
Çocuğun kendisinde
- Okul sabahları karın ağrısı, bulantı ya da baş ağrısı
- Yalnız uyuyamama, gece anne babanın yatağına gelme
- "Ya olursa" ile başlayan soruların sık tekrarı
- Yeni ortamlara girmeden önce ağlama ya da donup kalma
- Ergenlerde kalabalık ortamlardan ve sosyal etkinliklerden çekilme
Anne babanın ve öğretmenin fark ettikleri
- Okula gitmek istememe, okulda sık sık eve aranma isteği
- Doğum günleri ve okul gezilerinden kaçınma
- Sınıfta söz almaktan ya da soru sormaktan kaçınma
- Küçük değişikliklerde orantısız ağlama ve öfke
Bedensel yakınmalar ve okul reddi
Kaygılı çocuklar sıkıntılarını çoğu zaman sözcüklerle değil bedenleriyle anlatır. Okul sabahları gelen ve hafta sonları kaybolan karın ağrıları bunun tipik bir örneğidir. Bu yakınmalar çocuk hekimi tarafından değerlendirildikten sonra bedensel bir neden bulunmadığında, kaygının rolü konuşulur. Okula gitmeyi reddetme durumunda çocuğun evde kalmasına izin verildiği her gün okula dönüşü daha da zorlaştırır. Nedenin anlaşılması ve okulla birlikte hazırlanan kademeli bir dönüş planı önerilir.
Muayenede neler sorulur?
- Korkular ne zaman başladı, hangi durumlarda artıyor?
- Çocuğunuz nelerden kaçınıyor, siz bu durumlarda ne yapıyorsunuz?
- Okul devamı, uyku ve yemek düzeni nasıl?
- Ailede kaygı bozukluğu olan başka biri var mı?
- Son dönemde taşınma, kayıp ya da okul değişikliği yaşandı mı?
Çocukla yaşına uygun yöntemlerle, küçük yaşlarda oyun ve çizim aracılığıyla görüşülür. Ergenlerle görüşmenin bir bölümü ayrı yapılır.
Tedavi seçenekleri
| Yöntem | Kimler için | Not |
|---|---|---|
| Bilişsel davranışçı terapi | Tüm yaşlarda ilk seçenek | Korkulan durumlarla küçük adımlarla yüzleşme |
| Ebeveyn rehberliği | Özellikle küçük çocuklarda | Güvence ve kaçınma döngüsünü kırma |
| İlaç tedavisi | Ağır ve terapiye yanıtsız durumlarda | Düşük dozla başlanır, yakından izlenir |
| Okul iş birliği | Okul reddi ve sosyal kaygıda | Kademeli katılım planı |
Terapide çocuk kaygının bedendeki işaretlerini tanımayı, korkutucu düşünceleri sınamayı ve "cesaret merdiveni" adı verilen basamaklarla korktuğu durumlara yaklaşmayı öğrenir. Her basamak çocuğun hazır olduğu hızda çıkılır ve başarılar birlikte kutlanır.
Anne babaya öneriler
- Çocuğunuzun korkusunu küçümsemeyin, ama korktuğu her durumu ortadan da kaldırmayın.
- "Yapabilirsin, ben yanındayım" mesajını sözlerinizle ve davranışlarınızla verin.
- Aynı soruya defalarca güvence vermek yerine, bir kez yanıtlayıp konuyu nazikçe değiştirin.
- Küçük cesaret adımlarını fark edin ve somut olarak takdir edin.
- Kendi kaygınızı tanıyın; çocuklar baş etme biçimlerini büyük ölçüde anne babalarından öğrenir.
- Okul öğretmeniyle düzenli iletişim kurun; evde ve okulda aynı yaklaşımın sürdürülmesi değişimi hızlandırır.
Tedavi ne kadar sürer?
Çocuklara uyarlanmış bilişsel davranışçı terapi genellikle haftalık görüşmelerle on ile on altı seans sürer. Küçük çocuklarda seansların bir kısmı yalnızca anne babayla yapılır; çünkü evde uygulanacak yöntemleri öğrenmek, çocuğun değişimini hızlandırır. Belirtiler azaldıkça görüşmeler seyrekleştirilir. Okulun ilk haftaları, sınav dönemleri ya da taşınma gibi geçiş dönemlerinde kısa süreli bir artış görülebilir; bu dönemler için önceden birkaç destek görüşmesi planlanabilir.
Uyku ve günlük düzen
Kaygılı çocuklarda uykuya dalmak en zor anlardan biridir. Her akşam aynı sırayla yapılan kısa bir uyku öncesi düzen, yatmadan önceki saatin ekransız geçirilmesi ve çocuğun kendi yatağında uykuya dalmasının adım adım desteklenmesi önerilir. Düzenli fiziksel etkinlik ve açık havada geçirilen zaman da kaygı düzeyini düşürür.
Sık sorulan sorular
Çocuğum büyüyünce korkuları geçmez mi?
Yaşa uygun korkular genellikle geçer; ancak yoğun ve uzun süren kaygı tedavi edilmediğinde ergenlik ve yetişkinlikte de sürebilir.
Kaygılı çocuğuma ilaç gerekir mi?
Çoğu çocukta terapi ve ebeveyn rehberliği yeterlidir. İlaç yalnızca ağır durumlarda ve dikkatli izlemle kullanılır.
Sabahları karnı ağrıyan çocuğumu okula göndermeli miyim?
Çocuk hekimi bedensel bir hastalık bulmadıysa, okula gitmesi desteklenmelidir; evde geçirilen her gün ertesi sabahı daha da zorlaştırır. Okulla birlikte kademeli bir plan yapmak bu süreci kolaylaştırır.

OtizmOtizm spektrum bozukluğu, sosyal iletişim ve etkileşimde farklılıklar ile sınırlı, yineleyici ilgi ve davranışlarla tanımlanan, erken tanı ve yoğun eğitimle gelişimin belirgin biçimde desteklenebildiği nörogelişimsel bir durumdur.Bilgi dosyası
Çocuk DEHBÇocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, yaşına göre belirgin biçimde fazla olan dikkatsizlik, hareketlilik ve dürtüsellikle seyreden, okul ve aile yaşamını etkileyen ve tedaviye iyi yanıt veren bir nörogelişimsel bozukluktur.Bilgi dosyası
Ergen DepresyonuErgen depresyonu, on iki ile on sekiz yaş arasındaki gençlerde haftalarca süren çökkünlük, sinirlilik ve ilgi kaybıyla seyreden, okul ve aile yaşamını etkileyen ve tedaviye iyi yanıt veren bir duygudurum bozukluğudur.Bilgi dosyası